Belki bazı televizyon programlarında veya gazetelerin haber sayfalarında görmüş olabilirsiniz. "Asistanlar üniversitelerinden kovulmak istemiyorlar" veya "Doktoralı işsiz olmayacağız".
Ülkemiz haber açısından bir cennet olduğundan hergün çok ilginç ve çarpıcı olaylar meydana geldiğinden belki de hiç dikkat etmediğiniz bu olaylar aslında geleceğimiz açısından oldukça önemli. Sizlerin, belki kardeşlerinizin, belki çocuklarınızın üniversite hayatlarında hocam dediği, her türlü sorunlarında ilk muhatap olarak gördüğü gelecekte üniversitesinin hocası olacağını düşündüğü araştırma görevlilerinin çok dikkate alınmayan ölçülü eylemlerinden sözler bunlar.
Yıllarca üniversiteleri için emek vermiş, gece gündüz ayrımı gözetmeden, iş ev farketmesizin üstüne aldığı her vazifeyi istenildiği gibi yapmaya gayret etmiş çalışkan insanlar. Üniversitelerinin başarılı öğrencilerinden, belki hocalarının teklifleriyle belki hocalarına olan imrenme ile belki de ailelerinin "evladım hoca ol" istekleri doğrultusunda bir ideal uğruna üniversitlerde kalmış idealist insanlar.
Arkadaşları özel şirketlerde veya kamu kurum ve kuruluşlarında her sene ünvanlarını alarak yükselirken, ev ve araba alacak maaşlara çok kısa zamanda gelirlerken bu çalışkan insanlar hala idealleri peşinde seçtikleri yolda hoca olma azmiyle üniversitelerinde eğitim ve araştırma faaliyetlerine devam etmekteler.
Bazılarına hocaları "evladım bu iş zordur maddi getirisi yoktur, cepten yemek zorundasın, ailen seni desteklemeli" demişler. Bu arkadaşlar seçtikleri yolun ne kadar zorlu ve engebeli olduğunu bilmelerine rağmen içlerindeki akademisyenli ruhu üstün gelmiş ve araştırma görevliliğini tercih etmişler.
Üniversitelerinde araştırma görevlisi olabilmek için öncelikle LES'ten yüksek notlar almışlar, yabancı dil sınavlarında başarılı olmuşlar enstitülerde yüksek lisans ve doktora öğrencisi olabilmek için çeşitli sınavlardan geçmişler ve sonunda istedikleri bölümlere lisansüstü öğrencisi olarak kaydolmuşlar. Araştırma görevlisi olmak için derslerinde başarılı olmuşlar, sınıfta çalışmaları ile diğer arkadaşlarından ayrılmışlar ve araştırma görevlisi olma isteklerini defalarca hocalarına göstermişler.
Hemen araştırma görevlisi olabilmiş mi bu arkadaşlar? Maalesef hayır. Tekrar sınavlar yapılmış. En zorundan sorular cevaplanmış, mülakatlar yapılmış, hocaların çoğundan görüşler alınmış.
En sonunda bütün sınavlardan başarı ile çıkan bu insanlar araştırma görevlisi olmuşlar. Ve üniversitlerde okuyan çoğu insanın bildiği üzere hocalık vazifelerine başlamışlardır.
Bu seferlik burada noktalayacağım. Yazmak kolay değil yıllarca çalışmış olsak da bu meslekte neler yaşadığımızı.
Yorumlar
Yorum Gönder